“KADINLARIN ÖLMEDEN DE HAKLAR ELDE EDEBİLDİĞİ BİR DÜNYA İSTİYORUZ”

Osmaniye Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Av. Ebru Coşkuner Kolak, Yüzyıllar boyunca değişmeyen tek şey ise kadınların bu varoluş mücadelesinde maruz kaldığı eril şiddet olmuştur. Şiddet değişmemekle birlikte türü ve görünümü çağlar boyunca yenilenerek otorite şiddeti, baba şiddeti, eş şiddeti, akraba şiddeti olarak devam etmiştir. Bu şiddetin temelinde ise cinsiyet eşitsizliği kavramı vardır. Bu sebepten ötürü toplumsal cinsiyet eşitliği duyarlılığının artırılması ve zihniyet dönüşümünün sağlanması ile olumlu ve etkili adımlar atılabilecektir” dedi. Osmaniye Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu tarafından 25 Kasım kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü dolayısıyla basın açıklaması yapıldı Korkut Ata Üniversitesi girişinde bir araya gelen avukatlardan oluşan grup, burada açılan stantta öğrencilere broşür dağıttı. Komisyon Başkanı Ebru Coşkuner Kolak, yaptığı açıklamada, şiddetin temelinde cinsiyet eşitsizliği kavramı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Belki bize en yakın şey ölüm, ancak bu beni korkutmuyor. Haklı olan her şey için savaşmaya devam edeceğiz” demişti Maria. Mirabel kardeşlerin en küçüğüydü. 25 Kasım 1960 tarihinde Dominik Cumhuriyeti diktatör yönetimi tarafından kız kardeşleriyle birlikte vahşice katledildiğinde henüz 24 yaşındaydı. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün, Dominik Cumhuriyeti’nden bize ulaşan kanlı tarihinin en genç kahramanıydı. Onlar hak, özgürlük ve varoluş mücadeleleri sebebiyle öldürüldüler. Kadınlar hayatları boyunca farklı isimlerde farklı zamanlarda; hak, özgürlük ve varoluş mücadelesinde olmuşlardır. Bu özgürlük ve varoluş yolunda kimi zaman sırf kadın olduğu için kütüphaneye alınmayan Virginia Woolf, kimi zaman cehpeye gitmek için erkek kılığına giren Halime Çavuş, kimi zaman ırkçılığa karşı çıkan Rosa Parks, kimi zaman öldürülmek pahasına okula giden Afganlı Leyla… Yüzyıllar boyunca değişmeyen tek şey ise kadınların bu varoluş mücadelesinde maruz kaldığı eril şiddet olmuştur. Şiddet değişmemekle birlikte türü ve görünümü çağlar boyunca yenilenerek otorite şiddeti, baba şiddeti, eş şiddeti, akraba şiddeti olarak devam etmiştir. Bu şiddetin temelinde ise cinsiyet eşitsizliği kavramı vardır. Bu sebepten ötürü toplumsal cinsiyet eşitliği duyarlılığının artırılması ve zihniyet dönüşümünün sağlanması ile olumlu ve etkili adımlar atılabilecektir. Bu nedenle biz Osmaniye Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde bugüne kadar yaptığımız gibi, ülkemizde kadına yönelik şiddet, cinayet, taciz, istismar, tecavüz son buluncaya kadar mücadele etmeye, kadınları şiddet ve şiddetin önlenmesi ile hakları konusunda bilinçlendirmeye ve bilgilendirmeye devam edeceğimizi kamuoyu ile saygıyla paylaşıyoruz ve son olarak; “Kadınların Ölmeden De Haklar Elde Edebildiği Bir Dünya İstiyoruz.” Hasan KILIÇ