“KATLEDİLEN KADINLAR İSYANIMIZDIR”

Antalya’da ormanlık alanda cesedi bulunan üniversite öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu’nun ablası Ezgi Haytaoğlu ve arkadaşları, basın açıklamasında bulundu. Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde Azra’nın arkadaşları ve sevenleri sosyal medya üzerinden öğretmenevi yanındaki Rauf Denktaş Bulvarı’nda biraraya geldi. Ellerinde “Sessiz kalmıyoruz”, “Azra’ya ses ol”, “Yasta değil isyandayız”, “Kadına kalkan eller kırılsın” ve “Katledilen kadınlar isyanımızdır” yazılı dövizler ve üzerlerinde Azra Gülendam Haytaoğlu’nun fotoğrafı ve ismi bulunan tişört giyen grup 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu. Ablası Ezgi Haytaoğlu, burada yaptığı konuşmada, Azra’nın yaşamaya hakkı olduğunu ve onun ablası olmaktan gurur duyduğunu söyledi. Azra’nın hem kardeşi hem de en yakın arkadaşı olduğunu ifade eden Haytaoğlu, canice katledildiğini anlatarak, şöyle konuştu: “Azra her ne başarsa dünya benim olurdu. Azra’nın ne zaman canı yansa yanında hep ablası olurdu. Ben her kardeş böyle olur sanırdım. Hepsi böyle sever ablasını, hepsi böyle korur kardeşini. Büyüdükçe farkettim ki o ve ben farklıydık. Biz birbirimizin hem canı hem en yakın arkadaşıydık. O her ne yapmaya karar verse onu desteklerdim. O, hata yapıyorsa engel olmaz bir adım arkasında olurdum kafasını ne zaman çevirse beni bulurdu. Elini ne zaman uzatsa ben tutardım. Hani bazı insanlar vardır hayatının bir anını bile boş öylesine yaşamak istemez, her anını bir işe yaramaya, dünyada bir şeyin ucundan tutmaya harcar ya ona her baktığımda o parıltıyı görürdüm gözlerinde. Ona harçlık verilen paraya kitap alırdı. Kafede oturmaz tiyatroya giderdi. Dönüp kocaman gözleriyle abla derdi ben çok başarılı olacağım. Biliyorum olacaktı. Küçük bir bedende kocaman bir kadın kadar olgun, çocukluğunu yitirmeyecek kadar canlıydı. Hayat hiç onun yanından öylece akıp gitmezdi mutlaka koşar o hayatı yakalardı. Sokaktaki kediye, öldürülen kadına, ağlayan küçük bir çocuğa hep dokunurdu kalbiyle. Benim kardeşimdi, bunlar olmasa da benim kardeşimdi. Kötü bir şaka gibi geliyor tüm bu olanlar banka oturmaya diye gidip tabutuyla döndü kardeşim, küçük bedeni paramparça bir çocuk tabutuyla. İdealleri, hayalleri, hisleri o tabuta sığdı kardeşimin. Benim kardeşim canice katledildi. Eğer idrak edemeyen varsa tekrar söylüyorum canice katledildi kardeşim. Belki onun küçük bedeni başka bedenlere siper olur diye teselli oluyorum, oluyoruz biz.” Azra’nın okul arkadaşlarından Ömer Güven ise Azra’nın idealleri olan, haksızlığa asla gelemeyen birsi olduğunu ve bu yüzden gazeteci olmak istediğini söyledi. Mağdur edilmiş, hakkını savunamamış bütün kadınların sesi olmak ve onların sesini duyurmanın Azra’nın en büyük hayali olduğunu dile getiren Güven, “Sadece bir aile evladını, öğretmen öğrencisini, arkadaş arkadaşı değil. İnsanlık, insanlığını kaybetti. Tüm kadınlar için hayatını adamak isteyen Azra vahşice katledilen kadınlardan biri oldu. Çok uzun zaman öncesine değil geçtiğimiz ay içerisinde işlenen kadın cinayeti sayısına bakın. 210 kadın cinayeti. Ayrıca 36 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Kadınların ölmediği bir Türkiye’yi mücadelemizle getireceğiz. Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok .Birimiz güvende değilse hiçbirimiz güvende değil.” ifadelerini kullandı. Basın açıklamasına katılanlar, olaysız şekilde dağıldı. Menderes Özat