BZO BAŞKANI FATMA ŞAHİN’ DEN HASTALARI SEVİNDİREN ZİYARET

Hastanın hatırını sormak, gönlünü almak, ona moral vermek ve imkan ölçüsünde ihtiyacını karşılamak açısından hasta ziyaretinin önemi büyüktür. Ziyaret sırasında hasta, kendini yalnız hissetmez, ölüm karşısında kendini çaresiz görerek ümitsizliğe düşmez, acıları hafifler. Bu düşünceden hareketle Bahçe Ziraat Odası Başkanı Fatma ŞAHİN de ilçedeki üretici hasta kadınları evlerinde ziyaret ederek geçiş olsun dileklerini sundu, acil şifalar diledi. Osmaniye’nin Bahçe ilçesi Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Fatma ŞAHİN, COVİD- 19’ un en zorlu sürecini yaşayan ve tarımda, küçük aile işletmeciliği yapan Çiftçi Sultan KANSOY ‘u ziyarette bulundu. Hayvancılık faaliyetinin zorluğuna rağmen yapmaya devam ederken aynı hanede yatağa mahkum 2 hastasına 7 yıldır bakmak ANADOLU KADININ yüreğidir diyerek’ Sultan KANSOY’a teşekkür etti. Hasta ziyaretini sürdüren BZO Başkanı Fatma Şahin, 90 Yaşında ve 5 yıldır yatağa mahkum ZÜHRE teyze ve 50 yaşında 2 yıldır yatağa mahkum Hacer hanıma da acil şifalar diledi. Ziyaretten duydukları memnuniyeti ifade eden Sultan Kansoy, Zühre Teyze ve Hacer hanım da Fatma Şahin’e kendilerini unutmadığı için çok teşekkür ettiklerini söylediler. İSLAM’DA HASTA ZİYARETİNİN FAZİLETİ NEDİR? Gönlü kırık bir hastayı ziyaret edip halini hatırını sormak ve tesellî etmek Allah’ın rızasına medâr olan mühim bir hizmet ve ibadettir. Hasta ziyâreti “sünnet-i müekkedde”dir. “Vâcip” olduğunu söyleyen âlimler de vardır. Bir hastayı, muhîtinden kimse ziyâret etmez ve ihtiyaçlarını karşılamazsa, orada yaşayan bütün Müslümanlar bundan mes’ûl olurlar. Allah Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selâmı almak, hastayı ziyâret etmek, cenâzeye iştirâk etmek, dâvete icâbet etmek, aksırana «Yerhamukellah: Allah sana merhamet eylesin!» demek.” (Buhârî, Cenâiz, 2; Müslim, Selâm, 4) HASTA ZİYARETİNİN FAZİLETİ Hastaları ziyâret etmek, fazîletli bir amel-i sâlihtir. Resûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, hasta ziyâretinin fazîletini şu hadîs-i şerîfleriyle beyan buyurmuştur: “Bir insan, bir hastanın hâlini hatırını sormaya gider veya Allah için sevdiği bir kişiyi ziyâret ederse, ona bir melek şöyle seslenir: «Sana ne mutlu! Güzel bir yolculuk yaptın. Kendine Cennette barınak hazırladın!»” (Tirmizî, Birr, 64/2008; İbn-i Mâce, Cenâiz, 2) “Hasta ziyâretinde bulunan kimse, dönünceye kadar Cennet yolundadır.” (Müslim, Birr, 39) “Bir Müslüman, hasta bir Müslüman kardeşini ziyârete gittiğinde, dönünceye kadar Cennet hurfesi içindedir.” “–Ey Allâh’ın Resûlü, Cennet hurfesi nedir?” diye sorulunca da: “–Cennet yemişidir.” buyurdular. (Müslim, Birr, 40-42) Bu mühim vazîfeyi ihmâl etmek ise, Müslüman için büyük bir kayıp ve ağır bir mes’ûliyettir. Peygamber Efendimiz bunu şöyle haber verir: “Allah Teâlâ, kıyâmet gününde şöyle buyurur: «–Ey Âdemoğlu! Hastalandım, Ben’i ziyâret etmedin!» Ademoğlu: «–Sen Âlemlerin Rabbi iken ben Sen’i nasıl ziyâret edebilirdim?» der. Allah Teâlâ: «–Falan kulum hastalandı, ziyâretine gitmedin. Onu ziyâret etseydin, Ben’i onun yanında bulurdun. Bunu bilmiyor musun?…” (Müslim, Birr, 43) https://www.islamveihsan.com/ Hasan KILIÇ